Pazar gününe ne kaldi ki ? – Şener Yörük
Ne kaldı ki Pazar gününe?
Artık saatler sayılır durumda.
Yine bir kongre heyecanı yaşanacak.
Kulisler şimdiye kadar yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor.
Artık kılıçlar çekildi, her aday dilinin döndüğü kadarıyla bir şeyler anlatacak ve söz delegelere verilecek.
Gerçi bu kongrede de değişiklik olacağını düşünmüyorum.
Yine aynı sonucun çıkacağını bilmek içinse müneccim olmaya gerek yok.
Yurdun dört bir yanından gelen gönül erleri ve hatta sadece yurt geneli değil, gurbet eller dediğimiz diyarlardan gelenler… Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kaya “Açılıma Ateş Püskürdü”

Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kaya
Açılım Süreci’ni tedirginlik ve kaygı içerisinde takip ettiklerini söyleyen Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kaya, “İhanet içerisinde yer alanlar tarih önünde kara bir leke şeklinde anılacak ve gereken ceza verilecektir” dedi.
“İslam düşmanlarının gözbebeği oldular”
Milleti’nin milli ve manevi değerlerine hakaret ve saldırıyı marifet olarak algılayan bir iradenin iktidar koltuğunda oturduğunu vurgulayan Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kaya, “Hükümet olduğu ilk günden itibaren Türk Milleti’nin aleyhine olan türlü türlü faaliyetleriyle boy gösteren söz konusu irade bugün Türk ve İslam düşmanlarının gözbebeği haline gelmiştir. Bu iradenin bir süredir ağzına doladığı açılımlar da bu durumun hem ispatı ve hem de gereği olarak önümüzde durmaktadır” şeklinde konuştu. Devamını okuyun…
MHP ANTALYA İL BAŞKANLIĞI İLÇE ZİYARETLERİNE AĞIRLIK VERİYOR
Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl başkanı Ali Adnan Kaya başkanlığında Batı İlçelerine yapılan ziyaretlere devam edildi.
İl Başkanı Ali Adnan Kaya başkanlığında, Başkan Yardımcıları Ali Alpay Bilge, Ayşe Yumak Yönetim Kurulu Üyeleri Necmiye Uzunçam, Mehmet Saraçoğlu, Mustafa Baskak, Ayhan Saraçoğlu ve İl Genel Meclisi üyeleri Zeki Tunç, Durdali Uzunboy, Adnan Aydın, Ali Aslan olduğu halde Kaş ilçesine yapılan toplu ziyarette, Milliyetçi hareket partisi Kaş İlçe başkanı ilçenin sorunları hakkında İl Başkanı’nı bilgilendirmiştir. Devamını okuyun…
MHP’lilerden ziyaret
2010 yılı yatırım programlarının hız kazandığı şu günlerde bir yandan il genel meclisinde çeşitli komisyonlarda görev alan üyelerin çalışmaları bir yandan köy ziyaretleri ve bir yandan da il genel meclis oturumları devam ederken makam ziyaretleri de yoğun bir şekilde devam ediyor.
MHP Akseki İlçe Başkanı ile Kepez İlçe Başkanı ve yönetim kurulu üyelerini MHP Grup Başkanı Zeki TUNÇ, İl Genel Meclis Üyelerinden Adnan AYDIN, Mustafa SAYIN, Mustafa DURNA ,Durdali UZUNBOY ve CHP Grup Başkanı İlhan BUĞDAYCI karşıladı. Devamını okuyun…
Aksu’da sıcak asfalt dönemi
Aksu Belediyesi alt yapısını hazırladığı mahallelerde sıcak asfalt dökümüne başladı. Macun Mahallesi Fatih cadde sinde yapılan törenle başlayan asfalt dökümüne katılan Belediye Başkanı İsa Yıldırım “Aksu sınırları içerisinde asfaltsız yol bırakmayacağız” dedi. Devamını okuyun…
MHP İl Yönetiminden Gül’e ziyaret
MHP İl Başkanı Adnan Kaya ve Yönetim Kurulu üyeleri, Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ü ziyaret etti.
Ziyarette, Adnan Kaya’nın yanı sıra, İl Başkan Yardımcıları Ali Alpay Bilge, Ayşe Yumak ve İl Yönetim kurulu üyeleri Murat Kök, Musa Buzkıran, Sefer Aydın, Necmiye Uzunçam, Fatih Bayar, Mehmet Saraçoğlu bulundu. Devamını okuyun…
MHP ANTALYA İL TEŞKİLATI AFET BÖLGESİNDE İNCELEMELER YAPTI
Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl Başkanı Ali Adnan Kaya, beraberinde Başkan Yardımcıları Ali Alpay Bilge, Ayşe Yumak ve Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Kök, Necmiye Uzunçam, Sefer Aydın, Mehmet Saraçoğlu, Fatih Bayar, Musa Buzkıran ile birlikte felaket bölgesinde incelemeler yaptılar..
İncelemelere Milliyetçi Hareket Partisi Kumluca İlçe Başkanı Cengiz Murat Akbulut, Finike İlçe Başkanı Arif Ertuğ, Demre İlçe Başkanı Ahmet Gümrükçü’de katılmış ve birlikte sel felaketine uğrayan Beykonak Belediye Başkanı’nı makamında ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulunmuşlardır. Devamını okuyun…
Sana Neyi İnfak Edeceklerini Sorarlar – Recep İhsan Eliaçık
Günümüzde hidayete eren birisi için “Bir görsen baştan aşağı değişmiş; sakal bırakmış, cübbe ve sarık giymiş, saçının telini göstermiyor, kadınların elini sıkmıyor, haremlik selamlık uyguluyor” vs. dendiğini çok duymuş ve görmüşsünüzdür.
Demek “hiyadet coşkusu” böyle yaşanıyor.
Vatandaş müzikle uğraşıyorsa muziği, sinemayla uğraşıyorsa sinemayı, tiyatroyla uğraşıyorsa tiyatroyu ve dahi her ne şeyle uğraşıyorsa onu bırakıyor. Bunların hepsini “cahiliye dönemim” diyerek kestirip atıyor. İçki, zina, kumar vs.’yi anlarım da bunları niye bırakırlar hala anlayabilmiş değilim. Öteden beri bu işte bir terslik var diye düşünmüşümdür… Devamını okuyun…
Açılın ama dikkat boğulmayın – Vehbi Kaya
22 10 2009 tarihinde www.antalyaguncel.com da flaş olarak gecen bir haber vardı Fatih Gürbüz imzalı haber başlığı (provokatörler iş başında) Antalya’da MHP il teşkilatının organize edeceği dağdan inen hainler, şerefsizleri protesto etmek için Kepezaltı ferrekrom önünde buluşulup araçlarla şehir turu atılacağı telefonla mesaj atılmış.İşin garibi aynı gün aynı saatte PKK uzantısı DTP’ninde kapalı yolda bir eylem yapacağı ile ilgili mesaj atılmıştı. Amaç belli , Hedef belli MHP ve ülkücüleri birleri kullanmak istiyor. Bu senaryoyu yazan aptallar, Türk düşmanları, Ülkücüleri oyunlarına dâhil etmek çabasında. Ulan hainler siz kimsiniz? Bakın ‘kuş beyinliler’ şunu iyi bilin, beyninize yazın. Ülkücüler kendi yazmadıkları hiçbir senaryonun içende olmayacak ve sizler bunu bilmeyecek kadar geri zekâlısınız. Ülkücüler yunus da yavuzda olmasını çok iyi bilirler. Devamını okuyun…
SENİ HALA SEVİYORUM (2) – Hasan Ünlüel
Yıllar sonrası yine bir Antalya akşamında seni arıyorum zihnim bu şehirden çok uzakta ankarayı düşlüyorum sisli kentin akşamlarında site yurdunun projektörlerinin aydınlattığı balkonumda yazdığım şiirlerimi özlüyorum. Senin olduğun her şeyi özlüyorum site yurdunun çatısında nöbet tutan kardeşimi, bana sen iyi bir ülkücü olacaksın diyen sesini özlüyorum. Ankara sokaklarına sisli yağmurlar yağarken senin gönlümde açtığın o inanılmaz duyguların sıcaklığını hele o siyah tahtanın altındaki sen; buğday sarısı saçların cennetteki hurileri bile kıskandıran pembe pembe al yanaklarını özlüyorum.
Şimdi o şehirden uzakta tüm yalnızlığımla yeniden başlamanın inanılmaz zevkini tatmak istiyorum. Ben senin iktidarına aşıktım, seni iktidar edeceğim güne aşıktım, o günün özlemiyle yanıp tutuşan ruhum o duygunun tutsağı olmama endişesinden uzakta sana doğru koşmak istiyorum. Ayrılıklara son vermek seninle vuslata ermek istiyorum ve soruyorum bunun kime ne zararı var ben sana aşığım aşkınla yanmak istiyorum sen ve ben bir oluncaya kadar ölmek var dönmek yok .
Hasan Ünlüel
PUTLAR MI ZARARLIDIR YOKSA PUTLARIN ZARAR VEREBİLECEĞİNE İNANMAK MI?

Putlar mı kötüdür, taşlar mı diye soracak olsak ezberci çoğunluk “Putlar kötüdür” deyiverir.
Ezberci yapımızın bizi sürüklediği çıkmaz sokaklar da böylece önümüzde belirir. Çünkü, “Putlar kötüdür, zararlıdır” diyen, putları kırmak yahut onlardan uzaklaşmakla kötülük ve zarardan kaçındığını düşünür. Hatta o kişi, putları kırmak ve/veya onları engellemek suretiyle kendisinden başka insanlar için de hayırlı bir iş yaptığına inanır. Kötülüğün merkezi olan şey artık yoktur. İnsanlar da onun şerrinden kurtulmuştur.
Putları kırmasıyla meşhur bir Peygamberimiz var… Önce O’nun kıssasını okuyalım.
İbrahim’in kavmine seslenişi ve putlar hakkındaki sözleri:
Şuara Surasi
69.
İbrahim’in haberini de oku onlara.
70.
Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: “Siz neye ibadet ediyorsunuz?” Devamını okuyun…
KAMUOYUNA DUYURULUR
Akdeniz TV ve Art TV’de yaklaşık 8 aydır her hafta yapmış olduğumuz ‘Fikir Kulübü’ programı Antalya’da gündemi belirlemiş ve iyi bir izleyici sayısını ulaşmıştır. Bu programın vatandaşta yarattığı teveccüh bizleri bu programı yapmayı ve sürdürmeyi teşvik etmişti.
Ancak Akdeniz TV ve ART TV yönetiminin televizyonun bekası için almış olduğu karar gereği programımıza ara vermiş bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi fikir programları gönüllülük esasına göre yapılır. Konsepti belirlerken asla ekonomik bir sonuç veya durum değerlendirilmez. Takdir edersiniz ki televizyonlar, sponsorlar ve reklâmlar ile ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Bu manada ‘Fikir Kulübü’ programına sponsor bulma isteği tarafımızca değerlendirilmiş bu mantıkla program yapmanın uygun olmadığına kararı verilmiştir.
İleride aynı konsepte başka basın yayın mecralarında fikirlerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam etme umudunu taşıyoruz. Diliyoruz ki yerel basın dünyası çekilen bu türden sıkıntılardan kurtulur özgür platformlarda fikir tartışmalarına devam ederiz.
Av. NİZAMETTİN SAĞIR DENİZ AKGÜN
MHP Antalya İl Başkanı Adnan Kaya

MHP Antalya İl Başkanlığı’na Adnan Kaya seçildi.
Talya Kongre Salonu’nda yapılan kongre de mevcut İl Başkanı Aydın Yeşilyurt, Ali Adnan Kaya, Mahmut Çiloğlu ve Mustafa Tekin yarışırken, delegelerin tercihi Ali Adnan kaya Adnan Kaya oldu. Ülkücülerin desteğini alan Kaya, 240 oy alırken, Yeşilyurt 216 oy, Çiloğlu 20 oy, Tekin 6 oy aldı.
İşte Kazanan Ali Adnan Kaya’nın yönetim kurulu listesi
Yönetim kurulu Asil Üyeleri
1- Ali Alpay Bilge
2- Seferkoyuncuoğlu
3- Ali bUCAK
4- Aliye Demirkol
5- Fevzi Yarbaş
6- Ayşe yumak
7- Metin şeker
8- Feyyaz Güvendiren
9- Fatih Aydıncan
10- Hakkı Aydın
11- Hasan Gürel
12- Zeliha Alyanak
13- Hayriye Uğur
14 İsa Öztürk
15- Kağan Osman Sarıoğlu
16- Mehmet Ünal
17- Mehmet yetkin
18- Murat kök
19- Musa Buzkıran
20- Nemciye Uzunçam
21- Nurettin Çelik
22 Sefer Aydın
23- Durmuş Sefalı
24- Seyhan Ulupınar
25- Tufan Tezcan
26- Veli Gökmen
27- H. Aydın Duman
28- Zeynep Gürel
Disiplin Kurulu Asil Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları Çin’e Kükredi
Antalya Ülkü Ocakları tarafından 15 Temmuz 2009 Çarşamba günü saat 17.30’da “Çin’in zulmüne karşı Doğu Türkistan’a destek yürüyüşü” gerçekleştirildi. Eski Otogar kavşağında toplanan kalabalık Kapalı yoldaki Havuz başına kadar yürüdü. Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen yürüyüşte “Sincan Yalnız Değilsin” , “Yalnız Değilsiniz” ve “Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur” döviz ve pankartları açıldı. Elinde Doğu Türkistan ve Türk bayrakları ile Bozkurt flamaları taşıyan grup “Hepimiz Kürşad’ız, Çin seddini aşarız” , “Hak, Hukuk, Adalet; Türkistan’a Hürriyet” , “Katil Çin, Türkistan’dan defol” gibi sloganlar attı. Yürüyüş bitiminde yapılan basın açıklamasının ardından “ülkücü yemini” yapan grup buradan toplu olarak ülkü ocakları il binası önüne yürüdü. Bina önünde Doğu Türkistan Şehitleri anısına yapılan saygı duruşu ve okunan istiklal marşının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı. Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları Doğu Türkistan yürüyüşüne davet
Antalya Ülkü Ocakları’ndan Doğu Türkistan Vahşeti İçin Basın Bildirisi
Antalya Ülkü Ocaklarından Kamuoyuna Duyurulur;
Yıllardan beri süregelen Çin zulmü son günlerde yaşanan vahşet ve katliamlarla gün yüzüne çıkmıştır. Doğu Türkistan halkı öz dilini konuşmak, dinini yaşamak, örfünü âdetini yani bir toplumun yaşam kaynağı olan kültürünü korumak ve yaşatmak için geçmişte olduğu gibi bugün de mücadele etmekte ve birçok vatan evladı bu sevda uğruna şahadet şerbetini içmektedir.
Son yaşananlarla ülke ve dünya gündemine oturan Doğu Türkistan meselesi günübirlik olaylardan ibaret değildir. Meselenin özünde on yıllardır devam eden Doğu Türkistan Türklüğünü sindirme, asimile etme ve ortadan kaldırma senaryosu yatmaktadır. Basında izlediğimiz son olaylar bu senaryonun alçakça, küstahça ve kahpece sahnelenen bir bölümünden ibarettir.
Ayrıca yaşananlar Ülkemizde ve Dünyada senelerce karışıklık ve çatışma yaratan; eşitlik, özgürlük, kardeşlik söylemleriyle çaresiz, cahil birçok insanı kandıran komünizm safsatasının insana bakışını ortaya koyması bakımından da önem arz etmektedir. Devamını okuyun…
İNSANLIK NAMINA… – Ali Aksoy
Geçenlerde çocuğunu kaybetmiş bir ana babanın, çocuğun fotoğrafı eşliğinde yardım çağrısında vardı bu kelime…
Bir de, Amerikalı hayvanların işkence ve eziyetine maruz kalmış Müslümanlara yardım çağrısında…
Aslında hemen hemen her gün trafikte karşılaştığımız ambulansların sirenleri de bu dili, bu kelimeyi konuşur. İnsanlık namına çekilirsiniz bir kenara… İnsan için, insan yaşasın diye…
En iyi doktorlar bilir bunu… İnsanlık namına…
Ne din vardır burada, ne ırk, ne dil, ne başkaca bir ayrım… İnsandır ve insanlık namına hareket edilir.
İnsanlık namına her hareket, “İnsanlık kalmamış” diyenlere bir reddiyedir. Kar çiçeğidir, inadına açıverir.
Dini, dili, ırkı ne olursa olsun “insan” için, “insan faydasına” bir şey yapmanın Kuran’daki izdüşümlerine değineceğiz bu yazıda. Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları’ndan Fetih Şöleni
İstanbul’un Fethinin 556. Yıldönümü münasebetiyle Antalya Ülkü Ocakları, Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosunda şölen düzenlemiştir. Şölen Mehter takımının gösterisiyle başlamıştır. Kafkas oyun ekibinin oyunları ile devam etmiştir. Daha sonra sahneye yerel sanatçılarımızdan Atiye Deniz’in şarkıları ile davetliler coşkulanmıştır. Sanatçılarımızdan Mustafa Yıldızdoğan’ın şarkıları ile davetliler tekrar fetih heyecanı yaşamıştır. Devamını okuyun…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “9. Olağan Büyük Kurultay Süreci” hakkındaki açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin çok partili hayata geçtiği 1945 yılından sonraki demokratik siyasal iklim içerisinde, kuruluşunun üzerinden 40 uzun yıl geçmiş olan köklü bir siyasal misyonun temsilcisidir.
Partimiz yasaların tanıdığı imkânlarla geçmişten bu güne kadar yurt çapında güçlü bir teşkilat yapısını ve bu teşkilatı yönetecek siyasal yapılanma ile karar mekanizmalarını kusursuz oluşturmuştur.
Bu güçlü ve etkili siyasal yapı demokratik nizamın ve kurallar manzumesinin temsilcisi de olmuş, bugüne kadar süregelen kurumsal varlığının belirleyici hukuki yönü; demokratik kuralların, siyasi partiler mevzuatının ve parti tüzüğümüzün tam ahenkle işleyişi sonucu gerçekleşmiştir.
Kırk yılı aşan siyasal hayatında, partimizin izlediği demokratik ilerleyişte günlük siyasete alet olmaması, kalıcı ve sürekli hamleleri ve hedefleri savunarak popülist siyasetin kirliliğinden uzak durması bu sürekliliğin belirleyici gücü haline gelmiştir. Devamını okuyun…
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NDE OLAĞANÜSTÜ KONGRE TALEBİNDE BULUNAN İSİMLER

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu’nun 18 Nisan 2009 Cumartesi Günü Saat 14.00’da yapılan toplantısında 9. Olağan Büyük Kongre hazırlıklarına başlanması ve Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında ilçe kongrelerinin, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında il kongrelerinin tamamlanmasına karar verilmiştir. 31 Mayıs 2009 tarihine kadar ise 177 ilçe kongresini gerçekleştirmiştir.
Büyük Kurultay çalışmalarının disiplinli ve yoğun bir şekilde sürdürüldüğü bu dönemde
29 Mayıs 2009 Cuma Günü saat 15.00 civarında T.C. Ankara 21. Noterliği Başkatibi Osman Ulutaş ile birlikte Bülent Şükrü Altınışık ve Nihat Özyurt isimli şahıslar Olağanüstü Büyük Kurultay’ın toplanması için başvuruda bulunmuşlardır. Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları İstanbul’un Fethi’nin 556. Yıldönümü Kutlar ve Fetih Şölenine davet

Antalya Ülkü Ocakları İstanbul’un Fethi’nin 556. Yıldönümü Kutlar ve Fetih Şölenine davet eder.
Beş bin yıllık Türk tarihini devamlı olarak hak ile batılın mücadelesi şeklinde geçmiştir ve Türk Milleti, bu beş bin yıllık mücadele tarihini sayısız zaferlerle süslemiştir. Şüphesiz ki tarihimizi süsleyen bu zaferlerden en şereflisi ve en kutlularından bir tanesi de İstanbul’un Fethidir.
İstanbul’un fethi sadece Türk tarihi için değil, aynı zamanda dünya tarihi içinde önem arz eden olaylardan birisidir. O dönemin şartlarında “fethedilmesi imkânsız” kabul edilen İstanbul’u Büyük Türk Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Han ve ordusu fethetmiştir. 1453 yılına kadar defalarca kuşatmaya uğrayan ancak “fethedilemeyen İstanbul’u” 21 yaşındaki Fatih, aklı, imanı, feraseti, devlet adamlığı ve dirayeti ile kuşatmış ve “feth-i mübin’i” gerçekleşmiştir. Birçok hükümdarın tahayyül bile edemediği, dönemin teknolojisinin çok üstünde usuller kullanılarak İstanbul, Türk ordusu tarafından fethedilmiştir. Devamını okuyun…
Güzel gelişmeler… – Şener Yörük

Güzel,herkese göre değişebilecek bir kavram.
Size güzel olan bir şey,benim için güzel olmayabilir.
Son günlerde gündemi meşgul eden konu güzel gelişmeler üzerine…
Gerçi sadece son günlerde değil,uzun yıllardır güzel gelişmelerin yapıldığı bir Türkiye’de yaşıyoruz.
Yaşım 27 olmak üzere,ve bu yılların uzun bir zamanında bu gelişmelerle yaşamışlığımla birlikte
Ve bu seyirde hep bir parçamın eksildiğini hissetmemle,
Şimdi gelişmelerin güzelliğini söyleyen zevatların güzellik anlayışını biraz deşelim ve kendi güzellik anlayışımız ile karşılaştıralım. Devamını okuyun…
Dine sokulan ilavelerin uydurulma sebepleri
1) DİNİ BOZMAK, DEJENERE ETMEK İÇİN UYDURMALAR
Din düşmanları dinimizi yaşanmaz bir şekle sokmak, dini saçma gösterip yıpratmak için birçok hadis uydurmuşlardır. Daha sonra kendileri ve kendilerinden sonra gelen birçok dinsiz de dini yıkma uğraşlarında bu hadisleri kullanmışlardır. İslama olan inançsızlıklarını, kin ve nefretlerini içlerinde gizleyerek, samimi dindar görüntüsünde halkın arasına karışan birçok münafık, her şeyden önce İslam inancını bozmayı ve Müslümanların kalplerindeki inançlarına şüphe ve tereddütler sokmayı başlıca amaç edinmişlerdi. Bu amaçla akla hayale sığmayan, kafaları bulandıracak, Peygamber’in söylemesine imkan olmayan onbinlerce uydurmayı hadis adı altında Peygamber’e fatura ettiler. Kuran’daki ayetler, daha Peygamber’imiz sağken münafıkların nasıl Müslümanlar’ın arasına karıştığını göstermektedir.
Halife Mehdi zamanında boynu vurulmak üzere yakalanan ünlü dinsiz Abdülkerim bin Ebil Avca öldürülmeden önce şu dehşetli açıklamayı yapar: “Siz beni öldürüyorsunuz ama, ben dininizde helali haram, haramı helal yapan 4000 hadis uydurdum.” 6000 küsür Kuran ayeti olduğunu düşünürsek sırf bir kişinin 4000 hadis uydurabilmesinin açacağı dehşetli tahribi anlayabiliriz. Ahmed bin el Cuveybari, Muhammed bin Ukeşa ve Muhammed bin Temim’in Hz. Peygamber hakkında 10.000′den fazla hadis uydurdukları söylenir [İbni Hacer, Lisanu'l Mizan]. Zehebi, Ahmed bin Abdullah’ın binlerce hadisi hadis imamlarına dayandırarak uydurduğunu, Enes bin Malik’in hizmetçisi olduğunu iddia eden Dinar Ebu Mikyes’in de Enes bin Malik’ten duyduğunu söylediği uydurma dolu bir sayfayı naklettiğini anlatır (Zehebi, Mizan). Hadisçilerin kitapları dini bozmak için kasıtlı yapılan uydurmaların itiraflarıyla doludur. Bu uydurmaların varlığı bellidir. Ama kim bu uydurmaların bugün meşhur olan hadis kitaplarına karışmadığını neye dayanarak garanti edecektir? Kuran’da geçen, Peygamber yaşarken var olan münafıkları, bundan sonra iki yüz yıl boyunca çıkan münafıkları kim nasıl teşhis etmiştir de onların uydurduğu hadislerden kitaplarını korumuştur?
2) SİYASİ AYRILIKLARDAN DOLAYI UYDURMALAR Devamını okuyun…
UZAYLI YAHUDİLER ! – Ali Aksoy
- Yahudi misin ?
- Hayır, elhamdülillah müslümanım.
- Yahudileşmiş olabilir misin ?
- Haşa ! Yahudiler Hz. Musa’yı, ben Hz. Muhammed’i kabul ediyorum.
Eğer Müslümanların çoğunluğu, Kuran’ın “eskilerin masalları” olmadığını, Yahudi tarihine giriş kitabı olmadığını ve bir de Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi yani yargılama tutanağı olmadığını idrak etseler ve kitabı böylece okusalardı ben “Uzaylı Yahudiler” diye bir başlık atamazdım herhalde…
Çünkü o zaman müslümanlar, Kuran’ın “Yahudilik” üzerinden yaptığı uyarıları ve eleştirileri üzerlerine alınır, “Acaba Allah bu kıssaları kim için ve ne sebeple anlatmıştır ?” diyerek ders çıkarma peşinde olurlardı.
Ne var ki, durum böyle değil. Müslümanların çoğunluğu olarak biz, Yahudiler ile ilgili ayetleri asla üstümüze alınmayız. Kuran, Yahudilere her fiske vurduğunda içimizden “oh” çeker, “Bu da size kapak olsun” deriz ama günün birinde Yahudiler gibi(!) bir Yahudi olabileceğimize hiç ihtimal vermeyiz. Yahudiliği bir “ırk meselesi” olarak görenler zaten “Yahudileşmek” diye bir tabiri kabullenemezler. Devamını okuyun…
Canlı Robotlar – Cengiz Savaşeri
Bazı fikirler vardır, tartışma kültürüne sahip insanlarla tartışılır.
Tartışma sonrası bir sonuç çıkmasa da, tartışan insanlar biri birlerinden bir şeyler öğrenmiş olabilirler.
Bu durum, bilgiye açık öğrenme kültürü olanlar için geçerlidir.
Bazı tartışmalar kişilerin ilgi alanına girmediği için veya halk dilinde KARIN DOYURMADIĞI için birçokları tarafından önemsenmez.
Toplumumuz öteden beri ÇOK YAŞA PADİŞAHIM alışkanlığı ile ve son yıllarda, adeta fazla düşünme ye iç yan gel yat öğütleri ile, çağın CANLI ROBOTLARI haline gelmekte.
Her siyaset yapan iktidar olmakla devlet olduğunu zannetmekte.
İktidar olan da, P.T.T de, maliye de, Bakanlıklarda, belediyelerde, velhasıl bütün resmi kurumlarda çalışanlar da bu devlete hizmet etmek için görevlidirler.
Sap ile samanın karıştığı son yıllarda, kim hangi kuruma yetkili kılınmışsa, adeta Devlet olduğunu sanıyor.
Atamalar, tayinler, keyfi uygulamalar, raporlar ve genelgeler.
Önemli koltuklara oturanlar, gizliden ilişkide oldukları siyasi iktidarlar sayesinde koltuk kaptığından, çok yaşa siyasi büyüklerim diyerek biat kültürünün yerleşmesine vesile oluyorlar. Devamını okuyun…
İKTİDAR SENİ İSTİYORUM – Hasan Ünlüel
6 Mayıs Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişlerinin 37.yıl dönümüydü. Bugün münasebetiyle, birlikte mücadelede verdikleri dava arkadaşları, hatıralarının yaşatılması ve mücadelelerinin yeniden gündeme getirilmesi konusunda yoğun bir program çalışması yaptılar. Bunda başarılı olurken ahd-e vefa’nın da ne olduğunu cümle aleme de gösterdiler.
Ya biz… Şimdi sizlere bazı isimleri sayacağım.. Yazacağım isimleri bir çoğumuz beklide tanımayacak.
Mustafa PEHLİVANOĞLU, Ali Bülent ORKAN, Fikri ARIKAN, Cevdet KARAKUŞ, Ahmet KERSE, Cengiz PEKDEMUR, Halil ESENDAĞ, Selçuk DURACIK, İsmet ŞAHİN…
12 Eylül yönetiminin idam ettiği dokuz Ülkücü kardeşimiz… Onlarında hikayesi var.
Onlarında yaşadıkları var. Biliyormusunuz? ki bunların içerisinde “kimsesizler” mezarlığına gömülen var. Kefen parası olmadığı için koğuşta ki çarşaflardan kefeni yapılan var. İdam esnasın da boynu kırılmadığı için iki defa infaz edileni var.
20 yaşında olanı var. Onlarında yakınlarına yazdığı mektupları var…
Anlatılır…… Devamını okuyun…
HAREKETİN ÖNCELİĞİ NE OLMALIDIR?
Bir önceki yazımın son bölümünde bazı iddialarda bulunmuştum! Bu iddiaların gerçekleşebilmesi için yapılması gerekenlerin öncelikle iktidar olmak için gerekli çaba ve gayretlerin yeniden organize edilmesi noktasında, yeni bir yapılanmanın teşkilat ve fikir merkezli yeniden gözden geçirilmesi ile mümkün olunacağını söylemiştik.
Eğer iktidar olmak istiyorsanız, İktidarın önündeki engelleri ortadan kaldırmak zorundasınızdır.
Teşkilatçılık, Başkanın karşısında ceket ilikleyip esas duruş da durmak değildir! Mensup olmak, mensubiyet şuuru içerisinde hareket etmek, kendinden başka unsurları tabii ve mensup etmektir. Kendi fikrinle girer başkanın fikriyle çıkarsın prensibi teşkilatçılık değil, üç beş çocuğun evde oyun oynamasından başka bir şey değildir. Devamını okuyun…
Antalya Ülkü Ocakları 23 Nisan Basın Bildirisi
23 Nisan, Büyük Atatürk’ün başlattığı Türk Kurtuluş Hareketi’nden, bağımsız bir Türk Devleti’nin doğduğu ve egemenliğin kayıtsız ve şartsız Türk milletinin olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği gündür. Dünyanın en büyük lideri yüce Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara bayram olarak armağan etmiştir. Atatürk’ün 23 Nisan’ı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan etmesi, onun, bu ülkenin geleceği olan çocuklara verdiği önemin bir ifadesidir.
23 Nisan 1920 tarihi, evrensel boyutta da etkiler göstererek uluslararası önemli bir sürecin başlatılmasında, sömürgeci emperyalist devletlerin mazlum uluslar üzerindeki kıskacının parçalanmasında tarihi bir başlangıç olmuş, günümüzdeki siyasal dünya coğrafyasının oluşumunda da örnek ve yol gösterici bir rol oynamıştır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza armağan olan bu bayramda ülkemizin daha büyük hedefler doğrultusunda ilerlemesine millet olarak katkıda bulunmak en büyük görevimizdir.
Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kıvancını yaşadığımız bugünlerde, gerçekleştirdiği inkılâplarla milletimizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla ve özlemle anıyor ve onun devrimlerine daima sahip çıkacağımızı yineliyoruz.
ÜLKÜCÜ,ÜLKÜCÜNÜN ÖZ KARDEŞİDİR – Hasan Ünlüel
“Milliyetcilik söz ile olmaz,milliyetcilik inanç, aksiyonla ve hareketle olur.Milliyetcilik her yerde,her zaman,herkese karşı vatan ve millet bütünlüğünü korumak,gerekirse bu yolda can vermekle ve mücadele etmekle olur.Bütün bunların tesirli başarılı olması için,kendi içimizde birbirimize sımsıkı sarılmak,tam birlik ve beraberlik halinde, derin bir sevgi,saygı halinde birbirimize kenetlenmek lazımdır.Ülkücü Ülkücünün öz kardeşidir.Birimiz hepimiz,hepimiz birimiz için parolasıyla hareket edeceğiz.”A.TÜRKEŞ
Önümüzdeki süreç de gerek Türkiye de gerekse yaşadığımız coğrafya da önemli hadiseler meydana gelmesi kuvvetli muhtemeldir. Bu hadiseler beraberinde dengelerin değiştiği veya altüst olduğu bir sürece doğru odaklanmaktadır.
Bu öngörüden bakacak olursak; Ülkücü hareketin belirleyeceği tutum ve davranışlar birebir ülkemizin ve dünyanın yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bunun anlaşılabilir hale gelmesi ülkücü hareketin kendi gücünün bizler tarafından tekrar fark edilmesi, bu önemli gücün tekrar fikri ve teşkilat manasında Aksiyoner hale getirilmesi ile mümkündür. Devamını okuyun…





MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KOCAELİ MİLLETVEKİLİ VE MYK ÜYESİ CUMALİ DURMUŞ İLE İZMİT’TE RÖPORTAJ YAPTIM.




























Kim ne demiş ? Son yorumlar…