Başbuğun ardından… – Fikret Çıtırgı

fikret-citirgiBüyük davalar, büyük mücadeleler ister, çile, sabır ve kararlılık ister. Fikir ve haklı bir dava en büyük kuvvettir. Doğru bir fikri yenecek hiçbir kuvvet yoktur. Bu sözler O nun hayatını en kısa ve en net olarak anlatan kendi ifadeleridir. 1917 tarihinde Lefkoşe’de başlayan ve Türk Milletinin bekası için adanan 80 yıllık bir hayat, son nefesine kadar bu gaye için uğraş vermiştir. 8 Nisan Salı günü, kar yağışı altında bütün Türk illerinden gelen milyonların tekbir sesleri ve raptedilemeyen gözyaşları arasında bugünkü ebedi istirahatgahına tevdi edilmiştir.

Sayın Alparslan Türkeş, tarihte çok sık rastlanamayan çok özel bir şahsiyet olarak tarihimizde ki müstesna yerini almıştır. Liderlik vasfının yanına bilgelik, karizmatik ve tarihi şahsiyet gibi sıfatlar Türk milleti tarafından uygun görünse de O, tarihi geleneğimizin çok somut bir ifadesi olarak Başbuğ sıfatı ile taltif edilmiş, Türk tarihinde ki ve gönüller deki yerini Başbuğ Alparslan Türkeş olarak almıştır. O şimdi Türk Dünyasının rahmetli başbuğudur.

Rahmetli Başbuğ, 1944 yılında Türkçü, Turancı suçlamasıyla! Türk siyasi tarihinde Siyasi bir kimlik olarak kendini göstermiş yarım asır boyunca vefatının son dakikasına kadar Türk milliyetçiliği davasına ve Türk coğrafyasının bağımsızlığı için doğu batı siyasetinin dengelerine akılcı bir yaklaşımla çok büyük katkı sağlamıştır.

Yakından tanıdığım ve hizmetinde bulunduğum merhum başbuğum, Türk siyasi hayatında kavgaların ve kargaşanın hâkim olduğu bir ortamda sağduyunun, hoşgörünün ve uzlaşmanın güçlü bir sesi olmuştur. Cumhuriyetin temel ilkeleri hakkındaki görüşleri, gelişen ve değişen dünya siyasetinde ki oluşumlara karşı yeni ve çağdaş stratejiler oluşturması, her türlü bağnazlığa ve ırkçılığa karşı çıkması, O nun ileri görüşlüğünün bir ifadesi olarak uluslar arası platformlarda eski kin ve düşmanlıkların terk edilerek yerine yeni dostluk, karşılıklı anlayış, haklara saygı açılımlarıyla ülkemizin menfaatleri açısından bilge kişiliğini perçinlemiştir.

O, 21 yüzyılın Türk asrı olabileceğini hep söyledi fakat görme şansına sahip olamadı. Ancak fikirlerinin doğruluğu ve olabilirliği bugün ki siyasiler tarafından iyi anlaşılıyor olması ve uygulamaya çalışılması O na inananları mutlu etmektedir. Eksikliği tabi ki görülecek ve hissedilecektir. Bu eksikliğin giderilmesi O nu yakından tanıyanların kişiliğini, fikirlerini, mücadelesini gelecek nesillere iyi anlatmakla ve anlamakla mümkün olacaktır.

Başbuğu ebediyete yolcu ettiğimizin 12. yılı biterken, yine baharın ilk ayları, yine Kar, yine günlerden Salı, yine Tekbir sesleri, yine Kafkasya’dan Bosna’ ya kadar bütün Türk illerinden insan seli, yine gözümüzde yaş, yine içimizde acı bir sızı. Sevgili dostum, yürekli ve cesur adam, ülkücü, alperen, gönül adamı, vefalı insan Muhsin Yazıcıoğlu nu da ulaşmak istediği sonsuzluğun sahibine uğurladık. Ruhu şad, mekânı cennet, hakkımız varsa helal olsun. Yakınlarına Allah sabır, dostlarına ve dava arkadaşlarına metanet versin. Türk milleti çok kıymetli bir evladını daha bağrına bastı. 31 Mart Salı günü tacettin dergâhında ebedi istirahatgahına tevdi edildi. Gönlümüzde yaşayacaktır.

Fikret ÇITIRGI

About these ads
Etiketler:

5 Yorum to “Başbuğun ardından… – Fikret Çıtırgı”

  1. Diline, sözüne, gönlüne sağlık reis…Başbuğumuzun ölüm yıldönümün hemen arefesinde Türk Milliyetçiliği davasının en büyük savunucularından Muhsin Yazıcıoğlu beyfendiyi vahim bir kaza neticesinde kaybetmiş olmak biz Türk Milliyetçilerini derin üzüntüye boğmuştur. Başbuğumuzu ve Başbuğumuzun fikirlerini yaşatmak ve anlatmak biz Türk Milliyetçilerinin en önemli görevi olarak karşımızda durmaktadır. Bu görevimizi bize bu güzel yazınla bir kez daha hatırlatmışsın. Başbuğumuza ve ebediyete intikal etmiş bütün Türk Miliyetçililerine allahtan rahmet ve biz Türk Millliyetçilerine sabır diliyoruz.

  2. Saol reis. Duygularımızı dile getirmişsin. Allaha emanet ol.

  3. yıl 1977 Erzincan-Tercan lisesi…
    Solcuların ulaşamadığı,Ankaradan ismi duyulunca kale dedikleri bir Lise…
    okula girişte duvarda TÜRK bayrağının doğuşunun resmi..diğer duvarlar da Türk büyüklerinin resmi…
    okul içine girince tamamen bir Türklük şuuru..gerisini siz tasvir ediniz…
    lise birde 3 sınıf var..yaklaşık 150 öğrenci..
    Chp iktidarı 3 aylık öğretmenlerin atamaları..öğretmen demeye şahit ister..solun farklı franksiyonlarından tamamen militan..daha önce öğretmen bulamazken..maaşallah…derslere göre çitfter çifter..

    Okul müdürü,Ülkücü öğretmen ve yöneticiler topluca sürgün..o güzelim resimler teker teker silinirken Adamlar öyle ki Yırtık ve kirli TÜRK bayrağını göndere çekmekten bile tınlamıyorlar…
    .baskılar..probagandalar..KAOS..!
    İşte ÜLKÜCÜ hareketle bu kaosu atlatmak isteyen gençler..
    bahanelerle okuldan atmalar..
    .1979 seçimi… ilkez başbuğu o seçim sebebiyle gördüm….o ilçe de yaptığı konuşma..bizi daha da şahlandırdı..
    Okul başkanı..Ocak okul başkanı..öğrenci temsilcisi olmam nedeniyle…elini öpüp çiçek verirken o muhteşem insana yakın olma bahtiyarlığına erişirken..o ne muhteşem haz.
    O günleri yaşamak ki ;ölümle-dönüşün cengi!
    Ülkücünün; Türkün İslam davası şuuru!

    İkinci defa elini öpmek ise eziyetlerden kurtulup da Antalya ya geldiği o cuma namazı sonrası Paşa camiinde kısmet olmuştur..
    Ülkücüleri hep vurdulu-kırdılı gösteren basın,maalesef bu hareketin ilerlemesine pranga vurmaya çalışmış,o şahsiyetin yetiştirmek istediği fidanları kurutmak peşine düşmüştür..
    görünen o yıllarda..Bir milyon kemikleşmiş oy..1.500.000
    ülkü ocaklarına kayıtlı genç..3.500.000 orta ve lise de ülkücü harekete gönül vermiş öğrenci…
    Başbuğ niye rahattı..işte o filiz olarak diktiği bu gençlerin yetişmesi ile TÜRK ün davası,kızılelma sevdası gerçekleşecekti..
    Dış mihraklar bunu engellemeye çalıştılar..

    Yıl 1978 aralık ayı Tercüman gazetesinde sayın Ergun Gözenin Cuma sohbetleri makalesinde bir yazı…ABD başkanına gönderilen bir rapor..Ülkücü hareket fikriyatta birliği sağlamıştır..Ekanomik birliği de sağlarlarsa ikinci bir Osmanlı çıkar…
    O dönemde ocak genel başkanı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu..sloğan KANIMIZ AKSADA ZAFER İSLAMIN…bu birlik ve şuur dışarıyı korkutmuş ki…
    Her yer nerdeyse kurtarılmış bölge Asker Fatsaya bile giremiyor….
    Başbuğ bağırıyordu..Provakasyonlara gelmeyin…ama ne yaptılar suçladılar…katiller diye bağırttılar…
    Kime bu ülkenin Türküm diyen herkesi kucaklamak isteyen bir şahsiyete…
    1980 darbesinde bu ülkeye kurşun sıkanla,ülkeye kendini siper edenler aynı kefeye konmuştu…yıllarca eziyet..
    içerde niye tuttular?.O eziyetler 1944 lerde yetmemiş 1980 lerde devam..Niye Türkün davası!..bu milletin bekası için..çile!
    Şimdi Ülkücünün hesabı..okumak..okumak..okumaktır!

    Yeni nesilin onun şuuru ile şuurlanmasını, bu dava şehitlerini; yüce mevlamın rahmetiyle peygambere komşu olmalarını dilerim…
    Burda çile çektiler,
    İnşallah orda firdevs cennetindedirler..

  4. 1992 de sayin Fikret Citirgi nin Kemer de devir aldigi bir isletmede calisma ve kendisiyle tanisma sansina sahip oldum.
    Kendisini ve mensup oldugu dusunceyi kavrayacak kapasiteyi gerek yas ,gerek tecrube olarak ilerleyen yillarda anlayabildim.
    Kendisine ve arkadaslarina Hollanda dan selamlar ve basari dileklerimi gonderiyorum.

  5. genel baskanim
    sizi mhp nin basinda gormek istiyoruz .tum ylkuculer bunu istiyor .mucadelinizi bu yone kulanin sizi mhp nin basinda gormek istiyoruz
    yalniz daga cikmak yok?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: