Güzel gelişmeler… – Şener Yörük

Güzel,herkese göre değişebilecek bir kavram.
Size güzel olan bir şey,benim için güzel olmayabilir.
Son günlerde gündemi meşgul eden konu güzel gelişmeler üzerine…
Gerçi sadece son günlerde değil,uzun yıllardır güzel gelişmelerin yapıldığı bir Türkiye’de yaşıyoruz.
Yaşım 27 olmak üzere,ve bu yılların uzun bir zamanında bu gelişmelerle yaşamışlığımla birlikte
Ve bu seyirde hep bir parçamın eksildiğini hissetmemle,
Şimdi gelişmelerin güzelliğini söyleyen zevatların güzellik anlayışını biraz deşelim ve kendi güzellik anlayışımız ile karşılaştıralım.
Güzel gelişmelerin madde madde sıralandığı satırların başında,terör örgütü PKK’nın silah bırakmasının şart olduğu dile getiriliyor,ve yaptırım gücü olmadan sadece rica ediliyor.
Bununla birlikte devam ediliyor:
‘’Kürtçe yer isimlerinin iadesi’’ 12 Eylül 1980 darbesinde değiştirilen ve bölgede günlük hayatta kullanılmayan isimlerde vazgeçilmesi.
Yani bunun TÜRKÇESİ,kabul görmeyen isimlerin köylere verilmesi yada rahat bir şekilde kullanılması.
Terörist başı Abdullah Öcalan’a ise arkadaş tayin edilmesi ve yurt dışına kaçmış sözde aydınların ise Türkiye’ye dönmesi için yasal düzenleme.
İmralı’daki hainin yükünün hafifletilmesi için güzel bir plan,ne de olsa bir kişinin yapacağı işi 5-6 kişi daha rahat yapabilir diye düşünülmüştür.
Türkiye’nin ekmeğini yerken,Türkiye’de bölücü faaliyetlerde bulunan ve yediği ekmeği kirletmeye çalışan Ahmet Kaya’nın mezarının Türkiye’ye getirilmesi.
Planlı bir şekilde dün Nazım Hikmet’in,bugünse Kaya’nın mezarlarıyla uğraş bulanların son planı.
TCK’nın 221. maddesinde bulunan ‘’etkin pişmanlık’’ yasasının daha fazla yumuşatılarak hayata geçirilmesi.Bu yumuşama ile de örgütün tasfiyesi planlanıyor.
Yumuşama falan işin mavrası aslında,ama işin gerçeğinde şöyle bir şey saklanmakta;
Dağa çıkacaksın,askere,polise,öğretmene,doktora,hemşireye,avukata,kısacası günahsız olan insanları ölüm ile baş başa bırakacaksın ve kahpece ölümü yaşatacaksın ve sonra pişmanlık safsatası ile dışarıya salınacaksın.
Lider kadrosu hariç(!),örgüt üyelerinin topluma kazandırılması ki lider kadrosu zaten topluma kazandırılmış durumda.
Toplumun doktoru,polisi ve askeri (İMRALI’da)liderlerinin emrinde hareket etmekte.Üyeleri kazandırsak ne olur,kazandırmasak ne olur.
Dağ başlarında ve belli bölgelerde yazılan ‘’Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene’’ ibaresinin kaldırılması.
Doğup büyüdüğüm ilin merkezinde bulunan Toprak kalenin üzerinde hala yazmakta olan ‘’Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene’’ gerçeğinin kaldırılmasıysa hangi hainlikle eş değerde diye sizlere sormak istiyorum.
Evet canlar! Düşünülen formül böyle maddeleri barındıran bir formül.
Şimdi sizlere soruyorum bu gelişmeleri güzel olarak nitelendirebiliyor musunuz?
“Güzel gelişmeler” adı altında Türkiye’nin gün geçtikçe batağa sürüklendiği şu günlerde bu gidişata kim dur diyecek?
Tek çözüm olarak gördüğüm MHP ne zaman ve nasıl tepkisini koyacak?
Tamam, sokaklardan ayağımızı çektik,iyi de ettik.
Ama sokaklardan çekilirken meclisteki erkekliğimizi unutmamak adına,
Ve hainlerin elinin sıkmamak adına…
Türklüğün unutulmadığı,Ülkücü fikriyatın unutulmadığı günleri yaşamak adına iyi günler diliyorum.
Sevgi ve saygıyla…
Şener YÖRÜK








Sevgili Sener
yasini okuyunca bir hayli sevindim genc yasta bu konularda kafa yorman beni mutlu etti
Ama bizim gencligimizdede baskalarinin tartismalari yapiliyordu ama onlar gun geldi gerceklesti
Sizlerden dilegim davaniza samimiyetle sahip cikin ve devamliligini saglayin,birlikte olmayi,ortak fikirlerde birlesmeyi,ulkesini sevenlerin hos goruyle birbirlerini iyi anlamaya calismalrini,anlamalarini arzu ediyorum
Sevginin,samimiyetin ,devamliligin oldugu yerde basari gelecektir
Suclu arayarak,baskalarini sorumlu tutarak,suclayarak hedefe varilamayacagini bilin
sevgilerimi iletiryor.Basarilar diliyorum