Arşiv

Archive for the ‘Yazarlar’ Category

Pazar gününe ne kaldi ki ? – Şener Yörük

Kasım 5, 2009 Yorum yapın

sener-yorukGünler perşembeyi gösteriyor.

Ne kaldı ki Pazar gününe?

Artık saatler sayılır durumda.

Yine bir kongre heyecanı yaşanacak.

Kulisler şimdiye kadar yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor.

Artık kılıçlar çekildi, her aday dilinin döndüğü kadarıyla bir şeyler anlatacak ve söz delegelere verilecek.

Gerçi bu kongrede de değişiklik olacağını düşünmüyorum.

Yine aynı sonucun çıkacağını bilmek içinse müneccim olmaya gerek yok.

Yurdun dört bir yanından gelen gönül erleri ve hatta sadece yurt geneli değil, gurbet eller dediğimiz diyarlardan gelenler… Read more…

Açılın ama dikkat boğulmayın – Vehbi Kaya

Ekim 22, 2009 1 yorum

Vehbi Kaya - Antalya Güncel22 10 2009 tarihinde www.antalyaguncel.com da flaş olarak gecen bir haber vardı Fatih Gürbüz imzalı haber başlığı (provokatörler iş başında) Antalya’da MHP il teşkilatının organize edeceği dağdan inen hainler, şerefsizleri protesto etmek için Kepezaltı ferrekrom önünde buluşulup araçlarla şehir turu atılacağı telefonla mesaj atılmış.İşin garibi aynı gün aynı saatte PKK uzantısı DTP’ninde kapalı yolda bir eylem yapacağı ile ilgili mesaj atılmıştı. Amaç belli , Hedef belli MHP ve ülkücüleri birleri kullanmak istiyor. Bu senaryoyu yazan aptallar, Türk düşmanları, Ülkücüleri oyunlarına dâhil etmek çabasında. Ulan hainler siz kimsiniz? Bakın ‘kuş beyinliler’ şunu iyi bilin, beyninize yazın. Ülkücüler kendi yazmadıkları hiçbir senaryonun içende olmayacak ve sizler bunu bilmeyecek kadar geri zekâlısınız. Ülkücüler yunus da yavuzda olmasını çok iyi bilirler. Read more…

SENİ HALA SEVİYORUM (2) – Hasan Ünlüel

Eylül 30, 2009 1 yorum

hasan-unluelYıllar sonrası yine bir Antalya akşamında seni arıyorum zihnim bu şehirden çok uzakta ankarayı düşlüyorum sisli kentin akşamlarında site yurdunun projektörlerinin aydınlattığı balkonumda yazdığım şiirlerimi özlüyorum. Senin olduğun her şeyi özlüyorum site yurdunun çatısında nöbet tutan kardeşimi, bana sen iyi bir ülkücü olacaksın diyen sesini özlüyorum. Ankara sokaklarına sisli yağmurlar yağarken senin gönlümde açtığın o inanılmaz duyguların sıcaklığını hele o siyah tahtanın altındaki sen; buğday sarısı saçların cennetteki hurileri bile kıskandıran pembe pembe al yanaklarını özlüyorum.

Şimdi o şehirden uzakta tüm yalnızlığımla yeniden başlamanın inanılmaz zevkini tatmak istiyorum. Ben senin iktidarına aşıktım, seni iktidar edeceğim güne aşıktım, o günün özlemiyle yanıp tutuşan ruhum o duygunun tutsağı olmama endişesinden uzakta sana doğru koşmak istiyorum. Ayrılıklara son vermek seninle vuslata ermek istiyorum ve soruyorum bunun kime ne zararı var ben sana aşığım aşkınla yanmak istiyorum sen ve ben bir oluncaya kadar ölmek var dönmek yok .

Hasan Ünlüel

PUTLAR MI ZARARLIDIR YOKSA PUTLARIN ZARAR VEREBİLECEĞİNE İNANMAK MI?

Eylül 30, 2009 Yorum yapın

Putlar mı kötüdür, taşlar mı diye soracak olsak ezberci çoğunluk “Putlar kötüdür” deyiverir.

Ezberci yapımızın bizi sürüklediği çıkmaz sokaklar da böylece önümüzde belirir. Çünkü, “Putlar kötüdür, zararlıdır” diyen, putları kırmak yahut onlardan uzaklaşmakla kötülük ve zarardan kaçındığını düşünür. Hatta o kişi, putları kırmak ve/veya onları engellemek suretiyle kendisinden başka insanlar için de hayırlı bir iş yaptığına inanır. Kötülüğün merkezi olan şey artık yoktur. İnsanlar da onun şerrinden kurtulmuştur. Read more…

Nizamettin Sağır’dan Ahmet Reyiz Yılmaz’a tepki

Eylül 29, 2009 Yorum yapın

nizamettin sağır

BAŞBUĞ TV

Eylül 19, 2009 Yorum yapın

bozkurt_atsiz

BAŞBUĞ TV‘yi izlemek için TIKLAYIN.

BAŞBUĞ TV Facebook sayfasına buradan erişebilirsiniz.

KAMUOYUNA DUYURULUR

Ağustos 25, 2009 Yorum yapın

denizakgun111

Akdeniz TV ve Art TV’de yaklaşık 8 aydır her hafta yapmış olduğumuz ‘Fikir Kulübü’ programı Antalya’da gündemi belirlemiş ve iyi bir izleyici sayısını ulaşmıştır. Bu programın vatandaşta yarattığı teveccüh bizleri bu programı yapmayı ve sürdürmeyi teşvik etmişti.

Ancak Akdeniz TV ve ART TV yönetiminin televizyonun bekası için almış olduğu karar gereği programımıza ara vermiş bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi fikir programları gönüllülük esasına göre yapılır. Konsepti belirlerken asla ekonomik bir sonuç veya durum değerlendirilmez. Takdir edersiniz ki televizyonlar, sponsorlar ve reklâmlar ile ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Bu manada ‘Fikir Kulübü’ programına sponsor bulma isteği tarafımızca değerlendirilmiş bu mantıkla program yapmanın uygun olmadığına kararı verilmiştir.
İleride aynı konsepte başka basın yayın mecralarında fikirlerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam etme umudunu taşıyoruz. Diliyoruz ki yerel basın dünyası çekilen bu türden sıkıntılardan kurtulur özgür platformlarda fikir tartışmalarına devam ederiz.

Av. NİZAMETTİN SAĞIR                                      DENİZ AKGÜN

“1980 YILINDA OLSAK O ZAMANKİ ÜLKÜCÜ REFLEKSİMİ ORTAYA KOYARIM” – Hüseyin Soydabaş

Ağustos 4, 2009 Yorum yapın

huseyin soydabasMİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KOCAELİ MİLLETVEKİLİ VE MYK ÜYESİ CUMALİ DURMUŞ İLE İZMİT’TE RÖPORTAJ YAPTIM.

Saat, sabah dokuz suları. Adapazarı’ndan otobana girdim. İstanbul yolundayım. Bir yere çekip biraz uyusam diye düşünüyorum. Telefonum çaldı. Sinan İnce arayan. “Abi, memleketindeyim” dedi. Ve devam etti. “Reis’i evine bıraktım, eve uyumaya gidiyorum” Selam sabah telefonu kapattık. Reis, yani Cumali Durmuş. Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli Milletvekili ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi ve aynı zamanda TBMM Küresel Isınmanın Etkileri ve Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimi Araştırma Komisyonu Üyesi.(Bütün bunları 10 Haziran 2008 tarihinde bir vesile ile Kemer’e yaptığı ziyaret sırasında öğrenmiş ve kendisini bir hemşerim olmasının dışında daha iyi tanımıştım)

Aklıma bir kurt düştü, İstanbul’u aradım. Randevuyu ertelettim ve Kandıra çıkışından çıktım, otobandan. Kartepe çıkışından Maşukiye’ye. Ağaçların altına çektim arabayı. Telefonun saatini kurdum. Uyukladım biraz ve uyandığımda, çevirdim Reis’in telefonunu. Read more…

İNSANLIK NAMINA… – Ali Aksoy

Haziran 21, 2009 Yorum yapın

Geçenlerde çocuğunu kaybetmiş bir ana babanın, çocuğun fotoğrafı eşliğinde yardım çağrısında vardı bu kelime…

Bir de, Amerikalı hayvanların işkence ve eziyetine maruz kalmış Müslümanlara yardım çağrısında…

Aslında hemen hemen her gün trafikte karşılaştığımız ambulansların sirenleri de bu dili, bu kelimeyi konuşur. İnsanlık namına çekilirsiniz bir kenara… İnsan için, insan yaşasın diye…

En iyi doktorlar bilir bunu… İnsanlık namına…

Ne din vardır burada, ne ırk, ne dil, ne başkaca bir ayrım… İnsandır ve insanlık namına hareket edilir.

İnsanlık namına her hareket, “İnsanlık kalmamış” diyenlere bir reddiyedir. Kar çiçeğidir, inadına açıverir.

Dini, dili, ırkı ne olursa olsun “insan” için, “insan faydasına” bir şey yapmanın Kuran’daki izdüşümlerine değineceğiz bu yazıda. Read more…

Güzel gelişmeler… – Şener Yörük

Mayıs 21, 2009 1 yorum

sener-yoruk

Güzel,herkese göre değişebilecek bir kavram.

Size güzel olan bir şey,benim için güzel olmayabilir.

Son günlerde gündemi meşgul eden konu güzel gelişmeler üzerine…

Gerçi sadece son günlerde değil,uzun yıllardır güzel gelişmelerin yapıldığı bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Yaşım 27 olmak üzere,ve bu yılların uzun bir zamanında bu gelişmelerle yaşamışlığımla birlikte

Ve bu seyirde hep bir parçamın eksildiğini hissetmemle,

Şimdi gelişmelerin güzelliğini söyleyen zevatların güzellik anlayışını biraz deşelim ve kendi güzellik anlayışımız ile karşılaştıralım. Read more…

Eylemler Güzeli – Ali Aksoy

Mayıs 12, 2009 Yorum yapın

UZAYLI YAHUDİLER ! – Ali Aksoy

Mayıs 12, 2009 Yorum yapın

- Yahudi misin ?

- Hayır, elhamdülillah müslümanım.

- Yahudileşmiş olabilir misin ?

- Haşa ! Yahudiler Hz. Musa’yı, ben Hz. Muhammed’i kabul ediyorum.

Eğer Müslümanların çoğunluğu, Kuran’ın “eskilerin masalları” olmadığını, Yahudi tarihine giriş kitabı olmadığını ve bir de Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi yani yargılama tutanağı olmadığını idrak etseler ve kitabı böylece okusalardı ben “Uzaylı Yahudiler” diye bir başlık atamazdım herhalde…

Çünkü o zaman müslümanlar, Kuran’ın “Yahudilik” üzerinden yaptığı uyarıları ve eleştirileri üzerlerine alınır, “Acaba Allah bu kıssaları kim için ve ne sebeple anlatmıştır ?” diyerek ders çıkarma peşinde olurlardı.

Ne var ki, durum böyle değil. Müslümanların çoğunluğu olarak biz, Yahudiler ile ilgili ayetleri asla üstümüze alınmayız. Kuran, Yahudilere her fiske vurduğunda içimizden “oh” çeker, “Bu da size kapak olsun” deriz ama günün birinde Yahudiler gibi(!) bir Yahudi olabileceğimize hiç ihtimal vermeyiz. Yahudiliği bir “ırk meselesi” olarak görenler zaten “Yahudileşmek” diye bir tabiri kabullenemezler. Read more…

Canlı Robotlar – Cengiz Savaşeri

Mayıs 12, 2009 1 yorum

cengiz-savaseriBazı fikirler vardır, tartışma kültürüne sahip insanlarla tartışılır.
Tartışma sonrası bir sonuç çıkmasa da, tartışan insanlar biri birlerinden bir şeyler öğrenmiş olabilirler.
Bu durum, bilgiye açık öğrenme kültürü olanlar için geçerlidir.
Bazı tartışmalar kişilerin ilgi alanına girmediği için veya halk dilinde KARIN DOYURMADIĞI için birçokları tarafından önemsenmez.
Toplumumuz öteden beri ÇOK YAŞA PADİŞAHIM alışkanlığı ile ve son yıllarda, adeta fazla düşünme ye iç yan gel yat öğütleri ile, çağın CANLI ROBOTLARI haline gelmekte.
Her siyaset yapan iktidar olmakla devlet olduğunu zannetmekte.
İktidar olan da, P.T.T de, maliye de, Bakanlıklarda, belediyelerde, velhasıl bütün resmi kurumlarda çalışanlar da bu devlete hizmet etmek için görevlidirler.
Sap ile samanın karıştığı son yıllarda, kim hangi kuruma yetkili kılınmışsa, adeta Devlet olduğunu sanıyor.
Atamalar, tayinler, keyfi uygulamalar, raporlar ve genelgeler.
Önemli koltuklara oturanlar, gizliden ilişkide oldukları siyasi iktidarlar sayesinde koltuk kaptığından, çok yaşa siyasi büyüklerim diyerek biat kültürünün yerleşmesine vesile oluyorlar. Read more…

İKTİDAR SENİ İSTİYORUM – Hasan Ünlüel

Mayıs 12, 2009 1 yorum

6 Mayıs Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişlerinin 37.yıl dönümüydü. Bugün münasebetiyle, birlikte mücadelede verdikleri dava arkadaşları, hatıralarının yaşatılması ve mücadelelerinin yeniden gündeme getirilmesi konusunda yoğun bir program çalışması yaptılar. Bunda başarılı olurken ahd-e vefa’nın da ne olduğunu cümle aleme de gösterdiler.

Ya biz… Şimdi sizlere bazı isimleri sayacağım.. Yazacağım isimleri bir çoğumuz beklide tanımayacak.
Mustafa PEHLİVANOĞLU, Ali Bülent ORKAN, Fikri ARIKAN, Cevdet KARAKUŞ, Ahmet KERSE, Cengiz PEKDEMUR, Halil ESENDAĞ, Selçuk DURACIK, İsmet ŞAHİN…

12 Eylül yönetiminin idam ettiği dokuz Ülkücü kardeşimiz… Onlarında hikayesi var.
Onlarında yaşadıkları var. Biliyormusunuz? ki bunların içerisinde “kimsesizler” mezarlığına gömülen var. Kefen parası olmadığı için koğuşta ki çarşaflardan kefeni yapılan var. İdam esnasın da boynu kırılmadığı için iki defa infaz edileni var.
20 yaşında olanı var. Onlarında yakınlarına yazdığı mektupları var…
Anlatılır…… Read more…

HAREKETİN ÖNCELİĞİ NE OLMALIDIR?

Mayıs 2, 2009 2 yorum

Bir önceki yazımın son bölümünde bazı iddialarda bulunmuştum! Bu iddiaların gerçekleşebilmesi için yapılması gerekenlerin öncelikle iktidar olmak için gerekli çaba ve gayretlerin yeniden organize edilmesi noktasında, yeni bir yapılanmanın teşkilat ve fikir merkezli yeniden gözden geçirilmesi ile mümkün olunacağını söylemiştik.

Eğer iktidar olmak istiyorsanız, İktidarın önündeki engelleri ortadan kaldırmak zorundasınızdır.

Teşkilatçılık, Başkanın karşısında ceket ilikleyip esas duruş da durmak değildir! Mensup olmak, mensubiyet şuuru içerisinde hareket etmek, kendinden başka unsurları tabii ve mensup etmektir. Kendi fikrinle girer başkanın fikriyle çıkarsın prensibi teşkilatçılık değil, üç beş çocuğun evde oyun oynamasından başka bir şey değildir. Read more…

ÜLKÜCÜ,ÜLKÜCÜNÜN ÖZ KARDEŞİDİR – Hasan Ünlüel

Nisan 21, 2009 2 yorum

“Milliyetcilik söz ile olmaz,milliyetcilik inanç, aksiyonla ve hareketle olur.Milliyetcilik her yerde,her zaman,herkese karşı vatan ve millet bütünlüğünü korumak,gerekirse bu yolda can vermekle ve mücadele etmekle olur.Bütün bunların tesirli başarılı olması için,kendi içimizde birbirimize sımsıkı sarılmak,tam birlik ve beraberlik halinde, derin bir sevgi,saygı halinde birbirimize kenetlenmek lazımdır.Ülkücü Ülkücünün öz kardeşidir.Birimiz hepimiz,hepimiz birimiz için parolasıyla hareket edeceğiz.”A.TÜRKEŞ

Önümüzdeki süreç de gerek Türkiye de gerekse yaşadığımız coğrafya da önemli hadiseler meydana gelmesi kuvvetli muhtemeldir. Bu hadiseler beraberinde dengelerin değiştiği veya altüst olduğu bir sürece doğru odaklanmaktadır.

Bu öngörüden bakacak olursak; Ülkücü hareketin belirleyeceği tutum ve davranışlar birebir ülkemizin ve dünyanın yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bunun anlaşılabilir hale gelmesi ülkücü hareketin kendi gücünün bizler tarafından tekrar fark edilmesi, bu önemli gücün tekrar fikri ve teşkilat manasında Aksiyoner hale getirilmesi ile mümkündür. Read more…

İNSANIN ÜÇ TANRISI – Ali Aksoy

Nisan 16, 2009 2 yorum

Hıristiyanların Tanrıyı üçlemesine haklı olarak şirk diyen “Müslüman”(!) çoğunluğun kaç tanrısı vardır ?

“La ilahe illallah” demekle tevhide yönelmiş olur muyuz ?

Bu yazıda, insanın üç gizli tanrısına değineceğiz.

“Tanrı” veya “İlah” deyince, gökyüzünde oturan, kızan, öfkelenen, sevinen, darılan, ara sıra insanlara vahyedip sonra istirahate çekilen “insanımsı” vasıflarla donanmış bir “şey”i tasavvur edenler için zor bir konu bu…

Çünkü, kendilerinin bilerek veya bilmeyerek “kulluk” ettikleri ve yukarıdaki tanıma hiç uymayan üç gizli tanrıdan bahsedeceğiz.

Sonra, şirk ve müşriklik denildiğinde “heykellerin” önünde tapınmayı anlayanlar için de zor bir konu. Çünkü, O yüce Yaratıcının var kıldığı hiçbir insan durduk yere bir taş parçasına tapacak kadar “salak” değildir. Müşrikler, başka bir gezegenin “zeka özürlü” varlıkları olmadıklarına göre, apaçık gerçeği görmezden gelmelerine sebep teşkil eden şey, heykellerin sanatsal yapılarından başka bir şey olmalıdır. Read more…

Bir Savaş Senaryosu – Cengiz Savaşeri

Nisan 16, 2009 Yorum yapın

cengiz-savaseriPentagon’un şahinlerinden ve askeri strateji uzmanı Marshall’ın 2004 yılında A.B.D başkanına sunduğu ve basına da yansıyan rapora göre, önümüzdeki 20 yıl içinde Avrupa nın kuzeyi aniden soğuyacakmış.
İngiltere nin büyük bir kısmı buzlar altında kalıp, adeta buzul çağı yaşayacakmış.
Hollanda sular altında kalacakmış.
Bu iklim değişikliklerinden sonra, insanların göç etmesi ile, ülkelerin nüfuslarının altüst olacağı ve savaşların çıkabileceği öne sürülüyor.
Gerçek ve ilmi bir tespit mi, kafaları karıştırma amaçlı senaryo mu, yorumu hep beraber yapalım.
Önümüzde bir gerçek var, geçmişte Orta Asya dan  çölleşen toprakları terk edip yeni yurtlar edinme gayesi ile, yüzyıl boyunca göç eden atalarımız.
Coğrafyacıların ENLEMİN ETKİSİ dedikleri, ekvatordan kuzeye doğru, güneş ışınlarının daha az açı ile yeryüzüne çarpıyor olması, soğumayı tetikleyen bir diğer faktör.
Türkiye’nin 36. ve 42. kuzey enlemlerinde bulunmasına rağmen, sert kış geçirdiğini göz önüne alırsak, 50. ve 58. enlemler arasındaki ülkeler ile 70. enlemde toprağı bulunan Finlandiya nın, ne denli soğuklar yaşadığını kestirmek zor. Read more…

SENİ HALA SEVİYORUM – Hasan Ünlüel

Nisan 10, 2009 2 yorum

hasan-unluelSen arıyorum; yıllar sonrası yine bir Antalya akşamında,

Sensizliğin verdiği hüzünle, tüm yıkılmışlığımın yalnızında yürüyorum.

Toroslar’ ın zirvesindeki karlara inat, güneş beyazı akşamın hüzün dolu siyahına
dönüştürüyor!

Biliyormusun !

Hiçbir şey! Senin kadar güzel ve anlamlı değil.!

Hiç bir çiçek senin kadar güzel kokmuyor.

Hele Akdeniz’in deli dalgaları gibi yüreğime vuran Eylül sarısı saçların yokmu?

Yalnızlığımı yaprak gibi rüzgarlar da savurup duruyor.

Akdeniz’in mavisini bile kıskandıran gözlerin; O değilmiydi beni sen yapan.!

Yollara düştüğümüz gün,bayrak kırmızısı dudaklarından dökülen sözleri hatırlıyormusun? Read more…

ÜLKÜDAŞIM, LÜTFEN DİKKAT! – Nizamettin Sağır

Nisan 9, 2009 3 yorum

nizamettin-sagir-41Değerli dava arkadaşlarımın Türk Milletinin yegane ümidi olan ve olması gereken Türk Milliyetçilerinin iktidarını sağlama hedefine yönelmiş olan Milliyetçi Hareket Partisi kadrolarının dinamizm içerisinde olduğu, Türk Milletini ve Partilerini ilgilendiren her konuda hassasiyet içerisinde olduklarını göstermek açısından basını ve internet sitelerini olabildiğince kullanmalarında fayda vardır. Ancak bu konuda aşağıda belirteceğim hususlara dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyor ve bu konudaki nacizane fikirlerimi sizlerle paylaşıyorum.

1-Adı MHP ile birlikte anılan gerek mevcut teşkilat ve gerekse eski teşkilat mensuplarına yönelik, saygısız ifadelerde bulunmayalım. Çünkü bu camianın fertlerini küçümseyerek veya hakaret ederek hareketi toplum önünde büyütmemiz mümkün değildir. Read more…

İslamın Şartı ve Şartlı Teslimiyet – Ali Aksoy

Nisan 7, 2009 Yorum yapın

Sorgulamaksızın, aklı işletmeksizin ezber edilen verilere göre İslam’ın şartı 5’tir. Şöyle söylenir ve öğretilir:

1 – Kelime-i Şahadet
2 – Namaz Kılmak
3 – Oruç tutmak
4 – Hacca gitmek
5 – Zekat vermek

Ezberciye göre sıralamanın değişmesi bile “küfr” alameti olabilir. Şahadet’in “şahitlik / tanıklık” olduğunu unutanlar, inanç ile tanıklık arasındaki farkı gözetemeyenler, “kelime-i şahadet” ile, Hz. Muhammed’in peygamberliğine “şahit” olduklarını söylerler. Onlar, buna şahit olmadıklarını ve olamayacaklarını, ancak “inanabileceklerini” düşünemeyen kimselerdir. Allah’ın birliğine şahitlik ise, gören gözü, işiten kulağı olanlar için, direksiz yükseltilen göğe, deveye, kendi nefislerine, güneşe, aya, yıldıza en netice alemlere nazar etmek ve yerlerin ve  göklerin yaratılışı hakkında derinden derine düşünmekle mümkündür. Read more…

KEMER Siyaseti Analiz – Hakkı Aydın

Nisan 5, 2009 Yorum yapın

hakki-aydin-bizim-kemerKemer siyaseti üzerine eleştiri ve olması gerekenleri ve yapılmaması gerekenler hakkında ki eleştirilerimize devam edeceğiz. Öncelikle Sayın Mustafa Gül ve MHP ye gönül verenleri verdikleri emekten ve kazanılan başarıdan dolayı tebrik ediyorum. Kemer de geleceğe dönük olarak yeni bir anlayış ve yeni bir kadrolaşmanın ortaya koyacağı uzak görüşlülük harekâtı kendini gösterecektir.

MHP nin Kemer de, 2009 yerel seçimlerinde aday değişikliğinden sonra ki süreçte açık ara ile seçimi kazanacağı ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ortaya çıkmıştı. Buna rağmen daha çok seçimden sonra ki günlere ve Partimin geleceğine ait kaygılarım sürmekteydi. Bundan sonra yapılacaklar hakkında ki düşüncelerimi ve duygularımı paylaşmak istiyorum;

Mensubu olduğum partim, bir aile partisi haline gelecek mi? Ben varsam MHP var yoksam yok mu denilecek?

Partinin fikri ve kültürel yapısına uygun olmayan tarz ve eylemler olacak mı?

Kemer deki parti teşkilatı ülkücü milliyetçi gençlere emanet edilecek mi? Kurumsal kimliğimiz korunacak mı? Read more…

MHP ve Sivil Toplum Örgütleri – Vehbi Kaya

Nisan 5, 2009 1 yorum

vehbi-kaya

Kim kaybetti MHP İl Teşkilatı mı adaylar mı? (Antalya merkezde) bence adaylar ve Antalya milletvekilleri kaybetti (MHP il teşkilatı değil )ama şu da bir gerçek MHP il teşkilatındaki bazı yöneticiler ve 3 ilçe yönetim kurulu üyeleri küçük olsun bizim olsun dar ve sığ bölge milliyetçiliği ve yerli yabancı ayrımı yüzünden MHP Antalya merkezde seçimi kaybetti.

Sivil toplum örgütlerini ciddiye almayanlar tabanın sesini kulak vermeyenler sonuç ortada yazık oldu. Büyük çaba sarf eden insanlara davaları Antalya’da bir adım daha ileride olsun diye gecesini gündüzüne katanların emeklerine yazık oldu.

Bu da MHP’yi Antalya’da büyük sıkıntılara soktu ve Aksu hariç merkezde seçimleri kaybettirdi. Bir yazımda buradan MHP’ye ve adaylarına sivil toplum örgütlerini dikkate alın diye çağrıda bulunmuştum. Özellikle hemşeri derneklerini dikkate alınması onlarla diyalog kurulması gerekir diye. İsteyen yazıyı www.bizimantalya.com da ki yazılarımın bulunduğu arşivden tekrar göz gezdirebilirler. Yazımda demiştim ki Mehmet Atayın seçim bürosundaki ekip çalışmasını övmüştüm. Read more…