Arşiv

Archive for the ‘Şener Yörük’ Category

Pazar gününe ne kaldi ki ? – Şener Yörük

Kasım 5, 2009 Yorum yapın

sener-yorukGünler perşembeyi gösteriyor.

Ne kaldı ki Pazar gününe?

Artık saatler sayılır durumda.

Yine bir kongre heyecanı yaşanacak.

Kulisler şimdiye kadar yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor.

Artık kılıçlar çekildi, her aday dilinin döndüğü kadarıyla bir şeyler anlatacak ve söz delegelere verilecek.

Gerçi bu kongrede de değişiklik olacağını düşünmüyorum.

Yine aynı sonucun çıkacağını bilmek içinse müneccim olmaya gerek yok.

Yurdun dört bir yanından gelen gönül erleri ve hatta sadece yurt geneli değil, gurbet eller dediğimiz diyarlardan gelenler… Read more…

Güzel gelişmeler… – Şener Yörük

Mayıs 21, 2009 1 yorum

sener-yoruk

Güzel,herkese göre değişebilecek bir kavram.

Size güzel olan bir şey,benim için güzel olmayabilir.

Son günlerde gündemi meşgul eden konu güzel gelişmeler üzerine…

Gerçi sadece son günlerde değil,uzun yıllardır güzel gelişmelerin yapıldığı bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Yaşım 27 olmak üzere,ve bu yılların uzun bir zamanında bu gelişmelerle yaşamışlığımla birlikte

Ve bu seyirde hep bir parçamın eksildiğini hissetmemle,

Şimdi gelişmelerin güzelliğini söyleyen zevatların güzellik anlayışını biraz deşelim ve kendi güzellik anlayışımız ile karşılaştıralım. Read more…

İki şekerli demli bir çay eşiliğinde demli bir muhabbet – Şener Yörük

Nisan 1, 2009 Yorum yapın

sener-yorukMuhabbet çaysız olmaz,

En koyu muhabbetler çay eşliğinde bir başka zevk bulur…

Her ne kadar demli çay ile aram olmasa da yine de zevkine vardığım ve tadının damağımda kaldığı bir günü yaşadım…

İşte bu zevk ile eş değerde bulduğum bir günüde seçimin ertesi günü yaşadım,

Eski günler geldi aklıma.

Üniversite yıllarında ev muhabbeti adı altında saatlerce kafa patlatılarak yapılan fikir alışverişlerinin benzerini düşündüm.

Her ne kadar uzun saatler olmasa da, her ne kadar sigara kullanmayı bırakmış olsam da, kısa ve öz bir muhabbetin tadına vardım… Read more…

Hareket içerisinde kim iyi, kim kötü? – Şener Yörük

Mart 23, 2009 1 yorum

sener-yorukİyi ve kötü kavramı.

Kimine göre iyi, kimine göre ise kötü.

Dünün iyisi, bugünün ise kötüsü.

Böyle bir girizgâh ile başlayarak devamını getirmeye çalışayım.

Hareket ile başlayacak olursam, kırk yılını devirmiş ve bu kırk yılda birçok zorluğa göğüs gererek günümüz tarihine taşınmış bir siyasi parti.

Siyasi parti ötesi bir ideoloji hareketi, gerçi son zamanlarda ideolojiden ne kadar bahsedebiliriz biraz düşünülmesi gerekir diye belirtip altını çizmek istiyorum.

Belirttiğim üzere kırk yıl geçmiş.

Kimler gelmiş, kimler geçmiş.

Doğan bebeler ile birlikte sakallarını bu hareketin uğrunda ağartmış olan aksakallı diye tabir ettiğim amcalar ve dedelerinde uçmağa vardığı bir zaman dilimi…

Doğan bebeler koltuklarda yer bulmuş ve bugün hareketi yönetir hale gelmiş. Read more…

Kalbimin Payitahtındaki Başbuğ’a – Şener Yörük

Mart 5, 2009 Yorum yapın

sener-yorukSon zamanlarda Ülkü Ocakları genel merkez sanatçılarından Başkal Ağabey’in albümleri dikkatimi çekiyor.

Ses tonu ve eserlerine kattığı farklı yorumu ile beni kendisine hayran bırakıyor.

Şu an sizlere sunmak istediğim karalamamı ise ”VATAN BÖLÜNMEZ” eserini dinleyerek yazmak istedim.
Sözleri çok dikkat edilmesi gereken bir eseri oluşturuyor.

“Böldürtmeyiz candan aziz vatanı,
Sızlatmayız canım yerde yatanı…”

Ve bu şekilde milli duyguları içerisinde barındıran kelimeler ile devam ediyor.

Bir bölümünde ise ”affetmeyiz canım vatan satanı” diye belirtiyor. Read more…

Antalya Ülkü Ocakları 09.02.2006 Tarihli Basın Açıklaması

Mart 2, 2009 Yorum yapın

antalyaocakbasin21

Saygıdeğer basın mensupları,

Danimarka’da bir gazetede yayınlanan, diğer ülkelerde ise belli plan dahilinde yaygınlaştırılan ve Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber (SAV) efendimizle alay eden karikatürlerin tüm İslam aleminde yarattığı buğz ve öfke malumlarınızdır. İnsanların inandığı değerlerle alay eden, buna ortam sağlayan, buna izin veren zihniyeti ve kişileri kınıyor ve lanetliyoruz.

Fakat biz daha çok, işin bundan sonrası ve bu çirkin hadise ile ulaşılmak istenen amaçlarla ilgileniyoruz. Biliyoruz ki, bu bir aldatmacadır. Bu, bir tuzaktır. ABD, yıllar evvel medeniyetler çatışması adı altında dünyayı bir din savaşına sürüklemeye karar verdi. Şimdi ise, toplum mühendisliğinin usta oyuncuları, bu amaca yönelik her fırsattan azami ölçüde faydalanma ve her meseleyi uzun emellerine yarayacak bir fırsat haline getirme çabasındadırlar. Gayet samimi ve saf olarak tepki gösteren müslümanlar ise, bu cin fikirli düşmanın kendi halklarına, “…işte müslümanlar böyle kimselerdir. Onlarla savaşmalıyız.” deme fırsatını doğuracak hadiselerin içine çekilmektedir. Read more…